Prp

Rejeneratif enjeksiyon teknikleri içinde -en eskisi olmamasına rağmen- en popüler olan yöntem PRP’dir. 1990’lardan itibaren diş, ortopedi, estetik, saç uygulamaları, spor sakatlıklarının tedavisi konularında sıkça uygulanagelmiştir.
PRP(Platelet Rich Plasma/Plateletten Zengin Plazma) kaynağı kandır. Plateletler kanda bulunan bir grup hücredir. Kan pulcukları olarak da bilinen Plateletler kanama durumunda kanamanın durmasında erken dönemde görev alan hücrelerdir ve pıhtı oluşumundan sorumludur.

Platelet kan düzeyi belli değerlerin altına düştüğünde kanamanın uzaması, durdurulamaması, kendiliğinden kanama gibi riskler söz konusu olur.

Plateletleri değerli yapan şey içerdikleri büyüme faktörleridir. PGF(Platelet kaynaklı Büyüme Faktörü) enjekte edildiği ortamda kan damarlarının, kan miktarının, bağ dokusu hücrelerinin ve bağ dokusunun artmasını/çoğalmasını indükler.

PRP Uygulaması

Hastadan alınan 1 tüp kan, santrifüjde belirli süre ve devirde çevrilerek serum ve plazma kısmı ayrılır. Bu işlemden sonra elde edilen plateletler doku hasarının olduğu bölgeye enjekte edilerek, o bölgeye kan akımının artması ve fibroblast isimli bağ dokusu hücrelerinin sayısının artması sağlanır. Fibroblastlar kollajen sentezleyen temel bağ doku hücresidir. Kollajen ise ciltte, eklemlerde, kemiklerde, kas yapısında bulunan temel maddedir. Bağ dokusunun sağlamlığı kollajen yapısının sağlamlığı sayesindedir.

PRP en ciddi faydayı eklem ve kas hasarında gösterir. Eklem kıkırdağının dejenere olduğu, inceldiği kireçlenme durumlarında, menisküs ve ön çapraz bağ hasarında, kas ve tendon yırtıklarında tekrarlayan Prp enjeksiyonları ile yeni kollajen sentezi sayesinde doğal yoldan ve kalıcı olarak iyileşme sağlanır.