BEL FITIĞI TEDAVİSİ

BEL FITIĞI TEDAVİSİ

Bel ağrısı oldukça yaygın bir şikâyettir. Hayatı boyunca en az bir kez bel ağrısı çekme oranı % 80’in üzerindedir. Bel ağrısının pek çok nedeni olabilir. Hekim tarafından sorulacak sorular ve detaylı fizik muayeneyle bel ağrısının sebebi teşhis edilebilir. Başlıca bel ağrısı sebepleri şöyle sıralanabilir:

Kas ağrıları

Bel Kayması

Lomber Faset Sendromu

Osteoporoz

Omurga Kırıkları

İltihaplı Eklem Romatizması : Ankilozan Spondilit (AS)

 

Bel Fıtığı

Bel fıtığı, siyatik ya da disk hernisi adlarıyla da bilinir. Omurga üzerindeki aşırı ve dengesiz yük dağılımı nedeniyle, omurlar arasındaki diskler dejenere olur ve yapısı bozulur. Omurlar arasından dışarı taşan disk sonucu bel fıtığı meydana gelir. Fıtık nedeniyle omurilik ve omurilikten çıkan sinirlerin sıkışması, bel ağrısına ve zamanla kalçadan topuğa kadar inen şiddetli ağrılara yol açabilir. Bel fıtığı farklı aşamalarda tespit edilebilir ve derecesine uygun olarak tedavi edilir. Her bel fıtığı mutlaka ameliyat gerektirmez. Tıbbi verilere göre bel fıtığı vakalarının % 2’lik kısmı ameliyatlıktır. Ameliyat sonrası bağ dokusu hasarı devam ettiği için ilk 5-7 yıl içinde fıtık yeniden oluşabilir.

Bel Ağrısının Değerlendirilmesi

Bel ağrısı en sık yanlış tanı konan ve uygun şekilde tedavi edilmediği için kronikleşen yakınmalardan biridir. Akut ya da kronik bel ağrısı ile hekime başvuran hastanın yakınmaları dikkate alınarak yapılan detaylı bir fizik muayeneye ilave olarak istenen bel ve kalça grafisi sayesinde % 99 isabetle tanı koymak mümkündür. Ancak ciddi bel kayması olan ve bel fıtığında sinir basısından şüphelenilen hastalarda Bel MR incelemesi yapılması uygundur.

Bel fıtığı erken evrede tespit edilirse; kilo kontrolü, düzenli egzersiz ve ağır kaldırmamaya dikkat edilerek uzun süre sorunsuzca yaşanabilir. Orta-ileri evre hastalarda Proloterapi altın standart tedavi seçeneğidir. Kök basısına bağlı sinir hasarı geliştiği durumlarda, idrar kaçırma ve düşük ayak geliştiğinde cerrahi gerekli hale gelir.

Bel Fıtığı tedavisinde Proloterapi Nasıl İş Görür?

MR’da görülen fıtık uzun bir süreçte meydana gelir ve zeminde ya hiperelastisite gibi doğuştan gelen bağ dokusu problemleri vardır ya da omurganın yükünü ve vücudun ağırlığını taşıyan bağlarda zamanla oluşan hasar ve zayıflama söz konusudur. Günümüzde yapılan en büyük hata her seviyeden fıtığın ameliyat edilmesi ya da omurgaya takılan plak-vidalarla hastanın ağrılarının geçmesini beklemektir. Bu tür ameliyatlar sorunu(zayıf olan bağ dokusunu güçlendirme) çözmediği gibi, çoğu zaman ağrıyı da tedavi etmeyebilir. Bel fıtığı omurganın sağlamlığını sağlayan ve vücudun ağırlığını taşıyan ligamentlerin ve eklemlerin zayıflığı nedeniyle ortaya çıkar. Bu bakış açısıyla hasta değerlendirildiğinde tedavi seçeneği olarak Proloterapi’nin başarı sebebi ortaya çıkmaktadır. Proloterapi enjeksiyonları ile ağrıların temelinde yatan hasarlı ve zayıflamış eklem, ligament ve tendonlar güçlendirilerek omurganın yük taşıma kapasitesi artar ve kalıcı bir iyilik haline ulaşılır; hasta ameliyatsız yöntemle ağrılarından kurtulmuş olur.